|
KİŞİSEL
GELİŞİM
Prof.
Dr. Mehtap Köktürk
Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. İngilizce İşletme Bölümü
Kişisel gelişim kavramı tanımlanması, ölçülmesi ve girdi-çıktı
ilişkilerinin tartışılması zor bir kavram. Farklı disiplinlerden
bu kavrama bakmak olası ise de, bu çalışmada kısa özetler
olarak gelişim bilimcilerin, yönetim bilimcilerin ve
deneyimlerle uygulamaların penceresinden bakılarak bir
pazarlama yaklaşımı yapılmaktadır. Ayrıca burada kavramın
Türkiye’ de olabildiğince farkına varılıp, öne çıkışı
ve örgütlerce kabul edilip, gündeme alınışı ve kronolojik
olaylarla etkilenişine değinilmeye çalışılmaktadır.
Herkesin yaşantısı kişisel gelişim örnekleri ile dolu
ancak, ne zaman, nasıl, nerede kişisel gelişim yaşandığını
durup düşünmek pek alışılmış bir davranış değil. Oysa,
günlük tutulduğu, geriye dönüp okunduğu zaman bile kişisel
gelişim görülebilir, algılanabilir ve yeni davranış biçimleri
oluşturulabilir.
Kişisel gelişimi anlatmak çok zor. Zorluğu ölçülebilip
ölçülememesinden ve neyin kişisel gelişim olarak kabul
edilebileceği kararından kaynaklanıyor. Gelişimin bir
kısmı olan biyolojik ve fizyolojik gelişimleri insan
yaşamında izlemek, tahlillerle ölçmek, sosyolojik ve
psikolojik gelişimleri ölçmeye göre daha somut ve kolay.
Kişisel gelişim: Tanımlanması, ölçülmesi, girdi-çıktı
ilişkilerinin tartışılması zor bir kavram, çünkü bütünsel
bir yaklaşım yapmak zor. Hep bazı faktörler “cetarus
paribus” veya “herşey sabit kalmak koşulu ile söz edilen
faktörler/değişkenler incelendiğinde..” diyerek sürüp
gidecek bir kavram. Ayrıca kişisel gelişime açılan pencereler
çok çeşitli.
“Kişisel gelişim” sonu olmayan, naktası konmayan bir
süreçtir. Sürecin yayılımı ise kişiden kişiye, zamandan
zamana göre değişir. Biyolojik ve fiziksel gelişimin
kendi kuralları ve zamanı varsa da gelişim yine de bireyin
katkısı ile olacaktır. Beslenme, spor ve benzeri ile
de etkilenecektir.
Kişisel gelişim ancak bireyin kendisinin ihtiyaç hissetmesiyle
etkin bir biçimde oluşur. İhtiyaç ya da ihtiyacın yokluğu
hissedilen bir durumdur. R. Belle Within’ in tanımıyla
gelişim “şuandaki durum ile istenilen durum arasındaki
farkla” belirmektedir. Oysa yüzyüze görüşmelere katılanlar,
ihtiyaç durumunu kendilerine değil, hep kendi dışındaki
kişilere yansıtmışlardır. Bu nedenle deneyimlerimden
elde ederek saydığım 11 slogan daha da önem kazanmaktadır.
Bunlar:
1. Konumlandır – Yer Belirle
Adres vermek” bir konumlandırmadır. Sofrada yer belirleme,
müfredatta sınıflara göre dersler, işletmenin bölümleri
konumlandırma gösterir. Konumlandırma başka objelere,
yer ve yörelere çeşitlere, tiplere vb. Göre her türlü
tanımlama ve karşılaştırma ile yerleştirmedir. Benzer
şekilde birisinin ergenlik çağında olması, yetişkinler
grubuna konması, motivasyon faktörleri, herhangi bir
konuda öncelikler sıralaması aynı olan kişilerin arasında
olma da bir çeşit konumlandırmadır. Özelliklerin tanımlanması,
gruplama-sınıflama, haritalandırma, konumlandırma için
kullanılmaktadır. Sn zamanlarda “harita” kavramı farklı
disiplinler tarafından kullanılır olmuştur. Kavram
haritaları, beyin haritası, düşüncelerin haritalandırılması,
grafik haritalar, analizlerde kullanılan karar ağacı,
Markov zinciri, organizasyon şemaları, Johari penceresi
gibi araçlar konumlandırma için kullanılmaktadır. Her
işletmenin çalışanlarının kartvizitlerinde yazan pozisyon
ve görevler de bir çeşit konumlandırmadır.
Bireylerin konumlandırma becerilerini iyileştirmeleri
demek, kendi düşünce, tutum ve davranışlarını tanıyabilmeleri,
farkında olabilmeleri için bu konumlandırma özelliklerine
açıklık kazandırmaları anlamını taşır. Dolayısıyla ayrıştırmaların
ve değiştirmelerin yapılmasında analizler için ilk adımlardın
birisi konumlandırma olarak sayılabilir. Kavramlar da
değişmekte, gelişmekte ve yenilenmektedir. Burada sözü
edilen bir zamanlar kavramsallaştırma olarak kullanılan
sonra kavram haritaları ve zihin haritaları gibi kavramlara
yansıyan aynı düşünce sistemine sahip farklı sözcüklerin
oluşmasıdır. Tüm bunlar konumlandırma için kullanılmaktadır.
Yine ne kullanılırsa kullanılsın eğitim için sınıflarımda
kullandığım “ kendimizi tanıyalım” programları, aynı
şekilde 1985-1989 yılları arasında Türkiye Kalkınma Bankası
eğitimlerinde üst kademe, yönetici geliştirme için “kendimizi
tanıyalım” egzersizleri gelişim anlayışını geliştirmeye
yaramıştır. Bugün eğitim programlarında bu tür “tanıma”
süreçleri artık yerini almıştır ve konumlandırma olarak
kullanılmaktadır. Her disiplinde bu tür düşüncelere rastlamak
olasıdır. Örneğin, pazarlamada Pazar bölümlemesi doğrundan
bir konumlandırma işlemidir.
2. İğneyle Kuyu Kazmak
Kişisel gelişim iğneyle kuyu kazmaya benzer ancak bir
kuyu gibi oluştuğunda emek onu son derece kıymetli
kılar. Oya gibi işlenen bu işin değeri büyüktür. İğne
ile kuyu kazılırken sabır, hedefin belirli oluşu ve
metodun açık olarak anlatılmış olması önemlidir. Gidilen
yolun ve çıkarılanın sık sık ölçülmesi gerekir. Bu
nedenle kontrol fonksiyonu önem kazanır.
3. Damlaya Damlaya Göl Olur
Büyük küçük her türlü gelişim, beceri kazanma, düşünce
sisteminde iyileşme, fizyolojik gelişim birbirine eklenerek
sinerji etkisi yaratır, ve bireyin gelişimi sayılır.
İnsanlar birşey yapar, yaptıklarının sonucunda düşünceleri
gelişir, farklı pencereler açılır, rekabete yol açar
ve yeni bir ürün ortaya çıkar. Tekniğin ilerlemesi,
bilgi nakli vb. Damlalar olarak birikir. Hiçbir yeni
buluş tümüyle bağımsız değildir. Birbirinin üzerine
zincirleme gelişimlerden oluşur. Tıpkı damlaya damlaya
göl olduğu gibi. Örneğin telgraf, telefon, radyo siyah
beyaz ve renkli televizyon, telsiz, gibi teknolojik
gelişimler bilgisayar ve uydu gelişimlerine yol açmış,
bu gelişim konuları da kişisel gelişime katkıda bulunmuştur.
Bu katkılar farklılaşarak “e”ler ortaya çıkmıştır;
“e-öğrenim”, “e-ticaret”, “e-pazarlama”...vb. Damlalar
küçük, göller büyüktür. Ancak damlaları bu nedenle
küçümsememek gerekir. Böylece planlama ve revizyonlar
sonucu yeniden planlama fonksiyonu önemli olur.
4. Hedef Belirle – amacın olsun
Bireylerin kendileri için hedef belirlemeleri, amaca
göre projeler hazırlamaları ve bunların performans
değerlendirmesi için kullanımı bir çeşit eğitim ve
kişisel gelişim sağlanmadır. Çünkü böylece birey kendini
tanımaktadır. Çok yüksek hedef belirleme durumunda
hedefe ulaşılamazsa birey kendi kapasitesini sorgulayacaktır.
Performansını düşük hedeflere dayandırması durumunda
ise performans ölçülerini kendi kapasitesine göre belirleyememiş
olacaktır. Dolayısıyla bu yolla kendini doğru algılamayı,
kendine ait vizyonunda ne fazla iyimser ne de fazla
kötümser olmayayı öğrenecek ve objektifliğe yaklaşacaktır.
Ayrıca başkalarını değerlendirirken acımasız olmamayı
öğrenecek veya başkalarını, kendileri için hedef belirlerken
anlayacak, başarı ölçüleri koyarken “başkalarını anlama”
becerisini geliştirmiş olacaktır. Görüldüğü gibi amaç
ve başarı ölçülerinin baştan belirlenmesi önemlidir.
5. Suçlamaktan Kaçın – sorumluluk al
Bu, ilginç bir slogandır. Suçlamak çaresizlerin işidir.
Çoğu kez memnun olunmayan konularda ya da isteğe uymayan
durumlarda yakınlar, arkadaşlar, devlet, yerleşik kültür,
kimi zaman ise bireyin kendisi doğrudan suçlanır. Yaşantıda
memnuniyetsizlik durumlarında bireyin çok sık başkalarını
suçluyor olması sorumluluk almadığını gösterir. Çok
sık kendisini suçluyor olması kötümserliğe, aşağılık
komplekslerine ya da atıl kalmaya yol açabilir. Bu
durumun sürekli tekrarı bireyi kendi kendini geliştiremeyen
bir duruma sokabilir. Burada gelişime adım atabilmek
için “NİYET” önemlidir. Olumlu düşünceye yönelme için
bireyin kendi başarılarından bazılarının farkına varması
gereklidir. Bu nedenle bilimsel düşünce, problem çözme
gibi eğitimler yardımcı olarak kullanılabilir. Ayrıca
sapma nedenlerinin gerçekçi analizi gelişim sayılır.
6. Düşünceyi Yazıya Aktar
Kişisel gelişimde yazı önemlidir. Çünkü bellek bir kayıt
sistemidir. Aynı zamanda resim çizer, görme duyusunu
işe katar, zihin bilgisayar gibi çalışsa da kayıt sistemi
farklı olarak yaratıcılığı esinlendirir. Bu nedenle
raporlar, günlük, yazılı analizler, tutanaklar, gelişime
katkıda bulunur, sorgulamayı hızlandırır, kontrol kolaylaşır.
Düşünceyi yazıya aktarırken eğitmenlik becerileri de
kazanılabilinir. Düşünceyi yazıya aktarmak amacaı ve
başarı kriterlerini plan ve uygulamayı açık seçik görmeyi
sağlayacağı gibi kontrol sonucu sorumluluğu üstlenmeyi
de garantiler.
7. Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın
Vazgeçmeme, başladığını bitirme, sonuç alma yukarıda
sayılan sloganların devamıdır. Yanlış yapmaktan korkmayıp,
suçlamalardan kaçmayıp, sorumluluk alarak amaca uygun
olarak kendini takdir etmeyi abartmadan yine kendini
sınırlayıp, başkalarını sınırlandırarak sonuca ulaşmak
başarının yüzde ellisidir. Diğer yüzde elliyi alınan
sonucun kontrolü ve değerlendirmesi ve yeniden kullanımı
oluşturur. Sonuca ulaşmadan vazgeçilmesi, korkulması
kişisel gelişimin yarım bırakılması anlamını taşır.
Kişiler zaman zaman çocuklaşırlar, çocuklaşmayı görmek
ve algılamak böylece bilincine varmak önemlidir. Bu
durumları bile yazıya aktarmak, kayda geçirmek alışkanlığı
sonuca doğru giderken cesaret verici olacaktır. Pilavdan
dönme, maymun iştahlı olma, sonuç almayı engelleyeceğinden
başarının ilk yüzde ellisi tehlikeye girdiği gibi ikinci
yüzde ellisinden de otomatik olarak vazgeçilmiş olacaktır.
8. Yanlış Yapmaktan Korkma
Kişisel gelişim için kullanılan yöntemlerin kimilerinde
yazarlar “yanlış yapmaktan korkmayın” ya da Jane Smith
ve Steve Morris’ in Mind Map’ inde olduğu gibi “yanlış
diye bir şey yoktur” söylemlerini kullanmaktadırlar.
Bilimsel düşünce her zaman nokta koymayı değil sorgulamayı
gerektirir. Bu nedenle temel söylem “Yanlış nedir ?
Yanlış olursa ne olur ? Ne yapılır ?” olmalıdır. Yanlış
kimi zaman kurallara, kimi zaman örf ve adetlere uymamak,
kimi zaman ise bekleneni yerine getirmemek veya benzeri
bir durumdur. Asıl sorun “yanlış yapmak” değil, işi
“yapıp-yapmamak”. Öncelikle “yapılmadan” yanlış olup
olmadığı anlaşılamaz. Bu nedenle herhangi bir işi yapmaktan
korkmayın ya da yapacağınız işin yanlış olacağından
korkmayın demek gerekir. İş yapıldıktan sonra analiz
edilir ve uygunluğuna karar verilir. Yanlışsa, uygun
değilse, düzeltilir, iyileştirilir veya yenilenir,
değiştirilir. Dikkat edilmesi gereken ise geçmiş yanlışları
kayda geçirmek ve yenilememektir.
Bu slogan için eyleme geçme, düzeltme, iyileştirme,
yenileme, değiştirme becerileri kadar planlama, beklentinin
farkında olma, analiz ve kontrol becerilerini geliştirmek
de önemlidir.
Ancak beraberinde “yapmak” için kendine güven ve eylem
sonucu kendini takdir ediş de olmalıdır. Bu duyguları
kazandırıcı olan liderlik, koçluk gibi kavramların gelişmesi
ve eğitim önem kazanmaktadır.
9. Sınırlayıp Sınırlandır
İnsanlar kendilerini sınırlayıp başkalarını sınırlandırırlar.
Bu bilinçli veya bilinçsiz yapılabilir, işyerinde kalifiye
eleman dendiğinde her iki işlemi de bilerek doğru zamanda
, doğru yerde, doğru ortamda, doğru kişiye karşı kullanlar
kastedilmektedir. Ayrıca stresin azaltılması, iş tatmini
için bu becerilerin kazanılması önemlidir. (Benim alanım,
senin alanın, özerk halkalar, iç çevre/dış çevre, iç
benlik/dış benlik kavramlarının bilincine varmak, çalar
saat egzersizleri, zaman konmuş her türlü çalışmanın
uygulanması zaman yönetimi, e-öğrenim konuları bu sloganı
elde etmek için yapılabilecek çalışmalardır. Ayrıca
öğrenim ve deneyim eğrileri bilinci burada kullanılabilir.)
10. Kendini Takdir Et – gerçekleştir
Bu doğrultuda anahtar düşünce sözcüklerini Patricia Cleghorn’
un “30 Minutes.... to Boost Your Self Esteem” kitabından
seçmekte yarar vardır:
“Kendi değeriniz, kendinize karşı doğru/haklı tutumunuz,
doğruları yönetmek, işde iyileştirilmiş ilişkiler için
kendini takdir, ihtiyacınızı saptama, amaç belirleme,
doğru iş seçimi, kendinize döndürdüğünüz spotlar” gibi
konularda eğitim almak, düşünmek, kendi kendini değerlendirme
alışkanlıklarını edinebilmek kişisel gelişime katkıda
bulunacaktır.
11. Zaman Zaman Çocuklaş
Zaman zaman çocuk olarak birey her seferinde gelişimine
yeniden başlar. “Çocuklaşmak soyut bir kavramdır”.
Ama kapsamı geniştir. Her devrin, her kültürün çocuksu
tutum ve davranışları farklıdır ve dinvmin özelliklerini
taşır. Çocuklaşmanın ortak özellikleri de vardır. Her
çocuklaşma yeni bir gelişime kapı açar. Bunun için
çocuklarla oynama, çocuk filmleri izleme, oyunlar oynama,
çocuklarla sohbet ve çocuk hikayeleri okuma, çocuk
hikayeleri yazma yararlı olacaktır. Eğitimlerde çocuk
oyunları sahneleme, rol yapma, yarışmalar, iş ile ilgili
ve iş dışı konularda münazaralar yardımcı olabilir.
Böylesi olayların insan kaynakları bölümünde çalışanlara
kazandıracağı özellikler, bakmak-görmek-algılamak pencerelerinin
açılarını genişletmek olacaktır. Ortaklaşa katılınacak
bu tür eğitimler yöneticilerin yeni işe alınacak veya
işte çalışan genç insanların yerine kendilerini koymalarını
sağlar, çağdaşlığın, dönemin neresinde olunduğunu,
yükselen değerlerin hangisinde bulunduklarını fark
ederek kendilerini ve başkalarını konumlandırmalarına
yardımcı olur. Böylece her çoücuklaşma yeni bir “yaşam
boyu gelişim”in yeniden başlaması gibidir. Hoşgörüyü
de beraberinde getirir. Çünkü benim çocuklaşmam ne
denli gerekli ise başkaları da o denli aynı hakka sahip
olacaktır. Ayrıca çocuklaşmanın getireceği espri, alanı
ne olursa olsun yaşamı zevkli kılacaktır.
Görüldüğü gibi kişisel gelişim kavramının ve ihtiyacının
farkına varılması, belirlenmesi istenen özelliklerin
seçilmesi, bunun için çalışılması ve elde edilmesi, elde
ederken özendirmeler, farklılaştırmalar, farklılıklara
göre talebi tatmin etmeye çalışan eğitim programları
vb. İşlemler kişisel gelişim kavramının pazarlama modeli
olarak içzilmesini haklı çıkarmaktadır. Kavram bilinmeli,
istenmeli, tercih edilmeli, fiili satın alma gerçekleşmeli
ve satın alma sonrasında ölçlerek sonuç değerlendirilmelidir.
Bu sürecin her aşamasında pazarlama araştırması önemli
bir rol oynamalıdır.
|